-
Ülkemizdeki hızlı nüfus artışı,
kentlere göç, sosyal gelişmeler, Marmara depremi nedeniyle yaklaşık 250000
konutun hasar görmesi, önümüzdeki yıllarda mobilya talebinin yüksek
olacağına işarettir. Bu talebi karşılayabilmek için seri üretim modeli
kaçınılmaz görünmektedir.
-
Yaşam kalitesi arttıkça, daha
kaliteli mal ve hizmetlere talep artmakta, insanlar para ödedikleri ürün
ya da hizmetten beklenen karşılığın alınacağından emin olmak
istemektedirler. İnsanların yaşam kalitesini en iyi yansıtan
göstergelerden biri, gerek günlük, gerek çalışma yaşamında kullanılan
mobilyalardır. İşletmeler için temel rekabet faktörleri arasında “kalite”,
“fiyat” ve “zamanında teslim” kavramları çok önemlidir. Bu yüzden,
varlığını devam ettirmek isteyen tüm işletmeler gibi mobilya üreticileri
de kalitelerini sürekli geliştirmeli, müşteri güvenini kazanmalı,
verimlilik artışı, iyi kuruluş imajı yaratma gibi çalışmalar
yapmalıdırlar.
-
En büyük müşteri sınıfını
oluşturan orta gelirli kesimin alım gücü rahatlatılmalı, bu müşterilerin
talep ettiği ürün tiplerinin üretimine ağırlık verilmelidir.
-
Günümüzde sosyal konutlar olarak
tanımlanan dar hacimli konut tipleri, konut açığını önemli ölçüde
rahatlatmaktadır. Burada ortaya çıkan sorun, bu konutlara uygun
tasarlanmış çok amaçlı mobilyaların imal edilmesidir. Tasarımcıların
ergonomik uygunluk içersinde en ideal ölçüleri belirleyip buna göre
tasarım gerçekleştirmeleri, eşyanın mekan içerisinde uygun kullanımı
açısından son derece önemlidir.
-
Her işletme bünyesinde kurulacak
araştırma-geliştirme birimi ile mobilyada modülerlik uygulamasına
geçilmeli, müşteri istekleri ve müşteri zevkleri doğrultusunda ürün
tipleri geliştirilmelidir.
-
Üretim tipleri geliştirilirken
gereksiz ayrıntı ve gösterişlerden kaçınılmalı, standartlaşmaya
yönelmelidir.
-
Mobilyaların kalitesini artıracak
olan temel girdi standartlarının tespiti çalışmaları hızlandırılmalı, bu
malzemelerin dünya standartlarına uygun üretilmesi için yasal düzenlemeler
getirilmeli ve üretim aşamasına ciddiyetle uygulanmalıdır.
-
Kuruluş aşamasında rasgele yeri
seçiminde bulunan işletmeler, uygunsuz koşullarda çalışmaktadırlar. Bu
nedenle fizibilite etütleri zorunlu hale getirilmeli, işletmelerinin
sanayi sitelerinde toplanmalı, işletmelerin birleşerek dış pazarlar ve
ihracat için alt yapı oluşturmaları desteklenmelidir.
-
Piyasada gelişen teknolojiden
habersiz ve sınırlı şartlar içerisinde yaşamlarını sürdürmeye çalışan
küçük ölçekli işletmeler kendi aralarında birleşerek seri üretime geçmeli,
böylece devletin bu tür şirketlere verdiği teşviklerden
faydalanmalıdırlar.
-
Tek ürün çıkaran çok sayıda
üretici firmanın büyük üreticilerle tanışması sağlanarak ana sanayi-yan
sanayi organizasyonu yapılmalı, büyük üreticiler veya büyük pazarlama
şirketleri ile işbirliğine gidilmelidir. Söz konusu pazarlama şirketleri,
üretilecek ürün için gerekli pazar araştırmasını gerçekleştirmeli, üretim
planlamasına yön vererek doğru ürünün, doğru kitleye zamanında ulaşmasını
sağlamalıdır. Küçük ölçekli üretici firmaların bu pazarlama şirketlerine
ortak olması, sistemin işlemesini kolaylaştıracak, sektörünün yapısı
gereği kendi başına hareket edemeyen küçük işletmeler yurt dışına daha
etkili bir biçimde çıkacaktır.
-
Gümrük birliği sonrası ithalatta
yaşanan artış, mobilya üreticisini kaliteli üretime yönlendirmeli, küçük
firmalar kendi aralarında birleşerek Mobilya Sanayicileri Dış Ticaret
Şirketi (MOSAŞ), Ankara Mobilya Dış Ticaret A.Ş. gibi SDTŞ'ler kurmalı,
rekabet güçlerini artırmak için teknik ve ekonomik güçlerini bir araya
getirmelidir.
-
DTM, İGEME gibi uzman kamu
kuruluşları dış satımlarda tavsiyelerde bulunmalı, ihraç edilebilecek
ürünlerin ham madde temininde ve fiyatlandırılmasında sanayicilerimize yol
göstermeli, yerli ürün ve hammaddeleri tanıtarak gereksiz ithalatın önüne
geçmelidir.
-
Mobilya sanayinin hammaddesi olan
ağaç cinslerini geliştirmek, yetiştirmek ve uygun fiyatla sanayiye
aktarabilmek için çalışmalar yapmak devletin önemli görevlerindendir.
Orman Genel Müdürlüğü, bunun gibi konularda yapacağı çalışmaları özel
sektörün katılımıyla genişletmeli, çeşitlendirmelidir.
-
Özel sektöre tahsis edilecek veya
gençleştirilecek orman sahaların belirlenmesi, ormanların ıslahı ve
ormancılık teknolojisi hakkında dış kaynaklardan bilgi sağlanması için
Orman Genel Müdürlüğü ile sektör temsilcisi örgütler işbirliği yapmalıdır.
-
Orman işletmelerinin açtığı
ihalelerde KOBİ'lerin haksızlığa uğramaları engellenmeli, bunun için
ihaleler kademeli yapılmalı, ekonomik yapısı güçlü işletmeler ile küçük
işletmelerin aynı ihaleye girmeleri önlenmelidir.
-
Ormanlarımızdan sanayi hammaddesi
teminindeki bürokrasi azaltılmalıdır.
-
Mevcut bankacılık sistemimizde
KOBİ'lere kredi vermekten çok vermemek için oluşan yapı değiştirilmeli,
yaratıcı ve gerçekçi fikirlere sahip olan işletmelere öncelikli destek
verilmeli, mobilya sanayiinde hammaddenin girişi, imalatın tamamlanması,
satış yapılıp paranın işletmeye geri dönüşünün en az altı aylık bir süreyi
kapsadığı göz önüne alınarak kredi sistemi düzeltilmeli, leasing,
factoring ve risk sermayesi uygulamaları yaygınlaştırılmalı, KOBİ'lerin bu
finansal araçlardan yararlanabilmeleri sağlanmalıdır.
-
Mobilya için özel tüketici
kredisi uygulayarak, hem kayıt dışı ticaretin kontrolu, hem de uygun
şartlardaki kredilerle tüketicinin desteklenmesi yoluyla sektörün
gelişmesi sağlanabilir.
-
Üniversite-endüstri işbirliği
çerçevesinde öğretim kurumlarının endüstriye yönelik çalışmalar yapmaları,
mobilya işletmelerinin de kapılarını öğretim üyelerine açarak
üniversitelerdeki bilgi birikiminin endüstriye aktarılmasını sağlamaları,
gelişme hızımıza büyük katkılar sağlayacaktır.
-
Sektörün eğitilmiş iş gücü
gereksinimi yeni okullar açılarak giderilmeli, yeni teknolojik makinelerin
kullanımı meslek liseleri ve çıraklık okullarında öğretilmeli, yüksek okul
ve fakülte mezunlarının sektöre girmeleri özendirilmeli, büyük ölçekli
işletmeler kendi yan sanayicilerini eğitmelidir.
-
Gelişen teknolojiyi takipte
güçlük çeken işletmelerin çalışanları, mesleki eğitim kurslarından
geçirilerek bilgi ve becerileri arttırılmalıdır. Sektör çalışanlarına,
kurslar, seminerler vb. metotlarla eğitim desteği sağlanmalı, çıraklık
eğitimi yaygınlaştırılmalı, işverenlerin bu konulara daha duyarlı
bakmaları temin edilmelidir.
-
İşletmecilik alanında gerekli
bilgiler sanayicilere ulaştırılarak küçük işletmelerimizin sağlıklı ve
uzun ömürlü olmaları sağlanmalı, sektör örgütlerinde gerekli danışmanlık
hizmetlerinin alınabileceği birimler kurulmalıdır.
-
Teknolojik olarak istenilen
düzeyde bulunmayan KOBİ'lerin yeni teknolojiye geçişte tedirgin
davranmamaları için ekonomik olarak güçlendirilmeleri ve teknolojik
gelişimlerden haberdar edilmelidirler. Bu nedenle teknoloji yenilemede
destek sağlanmalı ve gerek üniversite ve gerekse diğer araştırma
kurumlarında yapılan çalışma ve oluşturulan yeniliklerin KOBİ'lere düzenli
olarak ulaştırılmalıdır.
-
Mobilya araştırma enstitüsü,
mobilya ihtisas gümrükleri kurulması gibi yeni fikirler tartışılarak
sektöre yeni sinerjiler kazandırılmalıdır.
-
Mobilya üreticileri, ağaç işleme
makineleri ve takım imalatçıları ile işbirliği yaparak sürekli bilgi alış
verişinde bulunmalıdırlar.
-
İhracatımızın arttırılması için
işletmelerimizin bir araya gelerek yurt dışında açılan büyük
show-room’larda ürünlerini teşhir etmelerinin ve uluslararası fuarlara
katılmalarının önemi büyüktür.
-
Patent kanununa muhalefet
edenlere etkili cezalar verilmelidir.